Turkcell’den Bilinçaltı Reklamcılık Örneği

Bildiğiniz gibi Türkiye’deki reklamlarda rakip firma hakkında herhangi bir kötüleyici ya da karalayıcı ifade kullanamıyorsunuz. Rakipleriniz için “kötü firma, bunların ürünü beş para etmez, salla sen onu, beni seç beni seç” dediğiniz anda dızzt. Peki ne yapıyorsunuz ?

Bilinçaltı..

Kısaca; bir sayfanın en stratejik noktasında ya da saliselerle ifade edilebilecek kadar kısa bir zaman dilimi içerisinde ekranda size gösterilmiş olan bir yazının, görselin ya da videonun gözlerinizce fark edilememesi, bilinçaltınızın ise leb demeden leblebiyi kavrayıp davranış biçiminizi yönlendirmesi olayına bilinçaltı reklamcılığı diyoruz.

Turkcell’in “ben sana aşık oldum Merve” konseptli son reklam filminde de çok iyi kurgulanmış bir bilinçaltı reklamcılık örneğiyle karşı karşıyayız. Aradığında Merve’yi koltuktan zıplatan esas oğlanımız Berk, sahil kenarında on yüz bin milyon rakamın arkasında ilanı aşk etmeye başlıyor. Ama o da ne ? Telefon aniden yüzüne kapanıyor.  Şaşkınlıktan ağzı bir karış açık kalan ve henüz durumu idrak edememiş Berk’e aydınlatıcı bilgi ve “çözüm yolu” ise Berk’in açığını çok iyi yakalayan kurnaz  Cellocan’larımızdan birinden geliveriyor : “Biz anladık, ses kesildi. Numaranı Turkcell’e taşıyalım, sesin kesilmesin.”  Merve’nin aşkıyla avare olmuş Berk ise kurtuluş ümidiyle kırk yıllık hattından o an vazgeçip, kendini Turkcell’in merhametli kollarına bırakıveriyor.

Buraya kadar herşey normal gibi görünse de işe koyulan Cellocan’lar sayıları teker teker taşımaya başladıklarında karşımıza çıkan görüntü işte bu oluyor :

Reklamı birkaç kez dikkatle izlediğinizde , bırakın Avea hattı olan 506 sayılarının kazara yan yana gelebileceğini düşünmeyi, 0 ‘ı tutan Cellocan’ın arkalardan yetişip 5 ile 6 arasındaki yerini aldığına bile rahatlıkla şahit olabiliyorsunuz.  Peki ya kapıdan içeri giren son 3 rakam ?  5-4-7   Evet, Vodafone.

Yani deniyor ki; bırak sen onu, beni seç beni seç : )

Bir kez de ben izlemek istiyorum diyorsanız sizi buraya alalım.


Reklamlar

Kasım 2, 2008 tarihinde Reklamlar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 8 Yorum.

  1. beni seç beni seç.. super harika=)) ayrica tebrik ederm

  2. Murat’cım çok güzel bir teşhis olmuş. Tabi reklamların bir de ‘bilinçaltı’ olmasının yanında minik Cellocan’ların ‘kalpaltı’ saldırısı da durumun başarısını mı arttırıyor demeliyim vahimleştiriyor mu bilemiyorum…

  3. Haklısın Özlem. Aslında tuhaf olan şudur ki; firmaların, reklamlarında çocukları “bir pazarlama aracı” olarak kullanımı kanuna aykırı ama yıllardır bu uygulamalar nasıl göz ardı ediliyor ben de bilmiyorum..

  4. Vaay demek istiyorum..Şu ana kadar dikkatimi çekmiş olmasa bile bundan sonra her reklamda bir hainlik arayacağıma emin olabilirsin 😉

  5. Çok güzel yerinde bir tespit olmuş. Turkcell gibi kurumsal bir pazarlama devinin profesyonel pazarlama örneklerini kullandığının esasında o masum cellocanların hiçte masum değil, tam anlamıyla profesyonel olduğunun bir kanıtı. İşte bilinç-altı pazarlama…

  6. Kanunla ilgili konuda… Geçen hafta convention dersinde bir sunum vardı, geçmiş NATO (tr) konferansına inanılmaz para hibe eden şirketler de geçiyordu bir kısmında (logo gösterilmemesi, reklam kısıtlamasına rağmen). Arasında Turkcell de vardı… Neden acaba diye düşündüm ben de 🙂

  7. Guzel tespitler… Turkcell’in bu kampanyada cok basarılı oldugunu dusunuyorum.

  8. Teşekkür ederim Göktuğ Bey, ben de ‘fazlasıyla’ başarılı olduğunu düşünüyorum. 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: