Hey gidi Lost..

Lost’un senaristleri Damon Lindelof ve Carlton Cuse zamanında demişti ki; buradan tüm Lost fanatiklerine sesleniyoruz; hiç boşuna teori üretmeyin! Öyle bir kurgu yaptık ki, tahmin etmeniz söz konusu bile değil!

“Hmm, demek ki dizi zamanda yolculuk üzerine kurulu değil. Nasıl bir şey olacak bakalım.. Mistik bir şeye sırtlarını dayamadıkça zamanda yolculuktan başka şekilde kurtaramazlar bu işi” demiştim..

Ne çıktı?
Zzzt! Benle birlikte tüm Lost izleyicileri adına cevap veriyorum;
D şıkkı : Zamanda yolculuk..

Büyük ihtimalle bu açıklamayı dizinin takip edilirliğini sağlamak ve izleyenlerin merak duygusunu yitirmemeleri için yaptılar ama gözden kaçırdıkları büyük bir nokta var.Siz Lost bağımlılığına güvenip dizinin yeni sezonunu bir öncekinden 8 ay sonra yayınlarsanız;

zaman2


1) İnsanlar artık beklememeye başlarlar,
2) Sürprizleri eskisi kadar merak etmezler,
3) İstiklal’in orta yerine Siyah Duman Jacob’dır afişi assanız bile amaaan derler,
4) Hatta benim dün gece yaptığım gibi Desmond’ı görüp neydi bu adamın adı? diye düşünürler..

Zamanda Yolculuk

Kurtarın artık şu kısır döngüden kendinizi. Seyirciyi gerçekten sıkıyor, bunaltıyor, kafa karıştırıyor, takip isteğini köreltiyor, sinirlendiriyor, tiksindiriyor..

İnsanlar Charlie’yi öldükten sonra Hugo’nun yanında görünce heyecanlanmak için başka hikayeler bekliyorlar. Senaryoda seyircinin kafasını karıştırmak, içinden çıkılamayacak hale getirmek sizin sergilediğiniz üstün bir yetenek veya bunu anlamamak izleyicinin aptallığı değildir.Çözene Tubitak yolu da açılmayacak. Kimse de artık bu noktada vaaay demez.. İşin içine zaman bükme kavramını soktuğunuz anda senaryoda hata yapma şansınız nasıl kalabilir ki? Neyin eleştirilmesini bekliyorsunuz?

Heroes?

Al birini, çevir çevir vur ötekine..Nihayet çizgi roman tarzında bir bilim kurgunun dizisi çekildi diye ne çok sevinmiştim. Peki ya sonra?

Hiro Nakamura: Yattaa! I can bend time and space !!
Senarist Tim Kring : 🙂 I also can..
Ne güzel.. Kes, biç, kopyala, yapıştır..

– Müdür, izleyici diyo ki ;” tamam, fikir güzel, mekan güzel.. güzel olmasına güzel de, biz nerde olduğumuzu şaşırır olduk, hiç hazzetmedik valla bu gidişattan.” naapsak?
– Dur dur hemen sardıralım zamanda geri, senaryoyu bükelim
– hacı, sanki bu da olmadı be?
– Ha bi de geleceğe gidelim o zaman, atla.
– Yav hacı, 20 tane Peter oldu dizide, ne halt edicez? Ortalık Peter Petrelli’den geçilmiyo valla..Hem hangisi naapmaya çalışıyodu ben bile unuttum!! Kim iyi, kim kötü? Kutsal amacımız neydi? En son 6 ay önce seyrettim ben, şu an izlediğim sahne geçmiş mi? Gelecek mi? Sinirlenir oldum, gelmişini geçmişini…! çözemiyorum artık..

Bunu ‘Geleceğe Dönüş’ adlı unutulmaz yapıt 25 yıl önce yaptı! Ne de güzel yaptı. 2 milyar izleyiciniz olsa, Satürn’den çanak antenle izlenseniz, Delorean’ın torpido gözü etmezsiniz. Düşün artık şu zamanın yakasından..

gelecege-donus

Reklamlar

Ocak 24, 2009 tarihinde Pazarlama içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 2 Yorum.

  1. Hocam şimdi taktik şu. senaryo geliyor bir yerde takılıp kalıyor bunu sen açıklamışsın zaten. (Buna senaristlerin jargonunda s.çmak deniyor) Bu durumda yapılması gereken tek iş kalıyor zamana sardıralım olayı. (Buna da sıvamak deniyor.)

    Olayı biraz daha öznelleştirirsek. Bahsettiğin iki dizide olay şu mantık üzere cereyan ediyor sanırsam.

    Senaristler düşünüyorlar.
    – Ulen öyle sıvasak, öyle sıvasak ki seyirci kendine geldiğinde “Bu duvarın orjinal rengi buydu aslında” desek.
    – Yerler mi lan?

    Şimdi bu yorumu okuyan bir çok insan dicek ki. Oha Selman dün ne diyodun Lost hakkında şimdi ne yazmışsın. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Buradan bu cümleyi kuracak arkadaşlara seslenmek istiyorum.

    -Murat bey bana da söz verin olmuyo ama böyle cevap hakkı doğmuz söz hakkı vermiyorsunuz. itham söz konusu aaa. “Pardon ya burası neresiydi. ben programları karıştırdım sanırsam. :D”

    Ben artık Lost dizisinin, klasik Kore filmlerinin senaryosu gibi bi saenaryoya sahip olmasından körkar oldum. Klasik Kore senaryosu şu şekildedir. film 2 saat. 1 saat 50 dk serim. 4 dk düğüm ve çözüm. 6 dk cast of characters.

    film sonu klasik izleyecinin içinde bulunduğu durum.
    – ee düğüm olcaktı, çözüm olcaktı. ne oldu şimdi? (izleyici 1 saat 50 dk boyunca sıkıldığından 4 dk cık süren düğümle çözüm sırasında uyukladığı için varolmadıklarını zannetmektedir.)

  2. Öncelikle bu yorumu dizinin yeni bölümünü izlemeden yazdığımı bilmeni isterim.
    Tahmin ediyorum ki zaman bu kadar takılıyor olman yeni bölümde seni rahatsız eden bir sahneden kaynaklanıyordur. Ama lostta zaman kargaşasını 3. ve 4. sezonda da yaşamıştık. Adaya düştükleri tarihle dizinin başlama tarihi aynıydı hatırlarsan, sezonlar ilerledikçe adada geçen 40 güne karşılık dışarıdaki insanlarla kurdukları her iletişimde izlediğimiz anın tarihi yakaladık sahnelerde. Çelişki önceden başlamıştı zaten, yani adamlar sonunu böyle bir şeye bağlayacaklarını hissettirmişlerdi. Bence ”Aman biz bu işin içinden çıkamadık da bir zaman yolculuğuyla kurtulalım” demediler. Bütün çelişkileri önceden kurgulardılar.
    Diziyi çekme konusunda nazlanmalarının çok rahatsız edici olduğuna ben de katılıyorum. 5 ay süren bir sezon nerde görülmüş ki.. Katılmadığın şu ki zamanla ilgili çelişkiler her zaman vardı. Bunu fark ettiğimden beri sonunda çözülmesini beklediğim meselelerin başında geliyordu. Belki de son sezonun ilk bölümünü izlediğimde benim kafamdaki soru işaretleri seninkilerin aksine azalacak. İzleyip göreceğim artık…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: